Gelir Geçer Şeyler

İnsanın doğuşundan ölüşüne kadar bir çok şey yaşar. İnsan, yaşayıp öğrendiklerine tecrübe der. Tecrübeleri ile kendine yeni yollar, kişisel buluşlar meydana getirir. Bu yollar üzerinden hayatın son durağına ulaşır. Peki bu yollarda neler yaşanır?

İnsan, çocukken mutludur. Çocuk zamanları, hayatın en çok büyülüğü olduğu yıllardır. Taşın altından çıkan böcek, halının düz çizgilerinde sürülen oyuncak araba. Ona o kadar gerçekçi gelir ki saatlerini alır. Belki o halının başında uyur, annesi kaldırasıya kadar.

İnsanın ne hikmetse mutluluğu büyüdükçe azalır. Halıda saatlerce oyuncaklarla yapılan oyunlar unutulur. Zaman kaybı gibi görülerek yeni buluşlar, yeni yollar seçilir. Büyükçe seçilen yollar artık daha psikolojik darbeli olur. Yapılan hatalar veya kişisel tatmin eşikleri daha yukarıdadır.

Psikolojik yıkımlar daha büyüktür insan oğlunda. Vicdanı kullanmasını öğrenir. İçinden geçenler gibi her şeyi yapmak ister. Yapar.. Peki yaptıktan sonra ne olur? Vicdandan çıkan yine vicdana döner.

Halıda oynadığı oyuncağını bırakan o çocuk, (-ki vahşileşmemişse) yine o masum oyunu kadar  masum vicdanla yola çıkar. Vicdanından geçenle yaptığı şeylere karşılık bulamayan o çocuk, mutlak sonda üzülür. Çünkü yapılan her işin mutlaka bir dönüşü olmalı. Dönüş tatmini bol olmalı.

Olmazsa şayet, içine kapanır. Neden? Çünkü kendince başarılı düşündüğü şey, başarısız olarak görülürse içine kapanır o.

İnsanın vicdanıyla yaptığı şeylerin mutlaka bir karşılığı vardır. Her şey karşılıklı değildir sözü bu konu için geçerli değildir. Sabahları günaydın bile derken karşılık beklenirken koskoca vicdana ne yapmalı?

İnsan bekler, insan duygusaldır. İnsan saygısını unutmayan biridir. İnsan düşünür. İnsan suçlanır. İnsan üzülür. Anlık bir hareketi ile bir insanı aylarca ağlatabilir. İnsan özür dilemeyi bilmelidir. Özür kelimesine de anlam verebilmelidir..

Ömür halıda geçen saatler kadar kısa ve düzdür.

Bazen bir bardak çayda, bazen sıcak bir yatakta bulunan huzuru kaybetmemek dileğiyle.